6.OLAĞAN GENEL KURULUMUZU BAŞARIYLA TAMAMLADIK..

Genel Başkanımız Osman ÖZDEMİR'in açılış konuşması; 

Türk Emekli-Sen; 1999 yılında kurulmuş olup müteakiben konfederasyonumuz Türkiye Kamu- Sen ‘ e müracaat etmiş üyeliği kabul edilmiştir.

Türkiye Kamu – Sen’in ilkeleri ilkemiz, mücadelesi mücadelemizdir.

  Bugün itibarıyla, Sendikamız Türk Emekli –Sen 64 İl ve 22 İlçede örgütlenmesini tamamlamış 9200 üyesi ile hak mücadelesini sürdürmektedir.

  Sendikamızın amacı;  hür sendikacılık ilkeleri içerisinde üyelerinin sosyal adalet ve sosyal güvenliğe kavuşturulması, ortak ekonomik, sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek gayesiyle, ülkemizin Tüm Emeklilerini, Sosyal Güvenlik Kurumunda ve kamuoyunda temsil etmektir.

Daha dün işe başlayan bir devlet memuru 20-25 yıl hizmetten sonra emekli olabilir iken, bugün ise 55 - 60 yaşını doldurup ancak 30–35 sene çalıştıktan sonra emeklilik hakkını kazanabilmektedir.

Bir devlet memuru bir Kooperatif veya TOKİ kanalıyla bir konut sahibi olamadıysa emekli olunca vay o emeklinin haline.

Yazıklar olsun; bu emeklinin halini görmeyen iktidar sahiplerine.

Ömrünü Devlete ve millete hizmette geçirdikten sonra yokluk hatta yoksulluk sınırı altında yaşamı reva görenlere.

Hastalandığında rahatça muayene olacak bir hastaneye gitmesine ve bir tatili çok görenlere,

Emeklinin hastalandığında, rahatça muayene ve tedavi olabileceği bir sağlık sistemi hakkı değil mi? Emeklinin tatil yapmak hakkı değil mi? Bu istekler, bizim için sadece hayalden ibaret olmaktadır.

   Yaşadığı bütün olumsuzluklara rağmen, devletine ve Yüce Türk Milletine sadakattan taviz vermeyen, sevgisinden zerre kadar eksilme olmayan emeklilerin ekonomik hali içler acısıdır.

Temmuz 2017 zammından sonra emeklilerin ortalama aylığı,

Memur emeklisinin 1.427 -  2.734.- TL arası,

İşçi emeklilerinin 1.427 -  2.434.- TL arası,

Bağ-Kur emeklilerin 1.288 - 2.938.-TL. arasındadır.

Türkiye Kamu-Sen ARGE merkezi verilerine göre, Ağustos 2017 ayında açlık sınırının 1.997.-TL olduğu ülkemizde, 2 Milyon memur emeklisi ile 10 Milyon S.S.K ve BAĞ-KUR emeklisinin, % 80'i açlık sınırının altında maaş almaktadır.

Dört kişilik ailenin asgari geçim haddinin 5.334.-TL olduğu ülkemizde, yine emeklilerimizin %90’ı yoksulluk çekmektedir.

  Emeklileri öncelikle açlık sınırının altından kurtarmak, daha sonra yoksulluk sınırının üzerinde maaş almalarını sağlamak için sendikalaşmamız gerekmektedir.

Emekli haklarını savunmak ve korumak için kurulmuş olan sendikamız yasal bir zemine oturtulmadı. Bu bakımdan emekliler korumasız ve savunmasızdır. Örgütlü toplumdan rahatsız olan Hükümetten, referandumdan önce verdiği sözü yerine getirmesini ve emeklilere sendika kurma hakkını bekliyoruz.

Uğraşılarımız sonucunda, emekliye promosyon hakkı ve 30 yıl üstü memur hizmetlerinin karşılığı olan emekli ikramiyesi yeni alınmıştır.

Çalışanlara aylık maaşının % 60'ına varan oranlarda yıllık promosyon olarak veriliyorsa, emeklilere de aynı oranlarda promosyon verilmelidir.

Bankalar için değişen bir şey yok, ödedikleri promosyon miktarını zaten vergiden düşüyorlar. Emeklilerin milyarlarca lirası bankalarda yatıyor. Bunun karşılığı olan promosyon da emeklilere çalışanlara ödendiği gibi verilmelidir.

30 yıl üstü ikramiye farkları emekli olunan tarihteki katsayılar esas alınarak ödenmiştir. Emekliler büyük zarara uğramıştır. Hâlbuki bugünkü katsayı esas alınmalıydı.

Bu hususlara ilaveten aşağıda belirtilen taleplerimiz daha önce muhtelif tarihlerde kamuoyu ile paylaşılmış olmasına rağmen, birlikte aracılığınızla bir kez daha kamuoyuyla paylaşmayı gerekli görüyorum.

        1-Emeklilerimiz, devlet ve üniversite hastaneleri ile özel hastane polikliniklerinde, muayene ve tedavi için herhangi bir ek ücret ödememeli, ilaveten ilaç bedeli, ortez, protez gibi iyileştirme araç ve gereç bedelleri devlet tarafından karşılanmalı, sağlık katkı paylarından muaf tutulmalı, ilaçlara sınırlama getirilmemeli, doktorun yazdığı ilaç için ücret farkı ve hastanelere yattığında otel ücreti ödememelidir.

 2-Enflasyon karşısında eriyen emekli maaşları, reel enflasyon oranlarında derhal iyileştirilmeli, emeklilere milli gelir artışından refah payı verilmeli, rahat nefes alması sağlanmalıdır.

  3-Enflasyon sepetinin hesabında, emekli maaşlarının %70’ine isabet eden gıda maddesi ve barınma giderlerinin ağırlığı aynı oranda dikkate alınmalıdır. Gıdanın enflasyon sepetindeki ağırlığı 2005 yılında 29,42 iken bu yıl 18,28’e düşürülmüştür.

     4-Çalışanlara verilen tedavi gideri harcırahı emeklilere de verilmeli, kamu konaklama tesislerinden yararlanmaları için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

 5-Emekliler için SGK mevzuatı genişletilmeli, huzurevi, dinlenme tesisleri gibi yerlerin kapasiteleri artırılmalı, emekli evleri kurulmalı, huzurevleri ücretsiz olmalıdır.

     6-Emeklilere eş ve çocuk yardımı ödenmeli, toplu ulaşım, internet, telefon, konaklama, konut edinme, banka kredilerinde gerekli indirim ve kolaylıklar sağlanmalı, vefat eden emeklilerin, dul ve yetimlerine ödenen aylıklar, asgari geçim standardının üstünde olmalıdır.    7- Emeklilere TOKİ’nin ayırdığı ev kontenjanı yükseltilmelidir.    8- Emeklilere maaş bağlama oranları eski haline getirilmelidir.

Sadece tüketen değil; üreten, bilgi birikimi ve tecrübelerimizle ülkemiz için her an Yüce Türk Milletinin hizmetine âmâde olduğumuzun bilinmesini, emeklilerimiz adına tüm kamuoyuna saygıyla arz ediyorum.

 

Saygıdeğer delegeler, Kıymetli Basın Mensupları,  Emeklilerin dertlerini, feryadını sunmaya çalıştım. Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür eder,

 

Saygılarımı sunarım.

Ne Mutlu Türküm Diyene…