29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili yaptığı basın açıklamasıdır.

Büyük Atatürk, “Türk milletinin tabiat ve âdetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir” demiştir. Gerçekten de öyledir.

Cumhuriyet Türk milletinin yaşam biçimini, değerlerini, hayata bakışını ortaya koyan bir yönetim biçimidir.  Cumhuriyet; hakkaniyet, çoğulcu demokratik sistem, düşüncelere saygı, temel hak ve özgürlüklerle bir arada daha da güçlü hale gelir.

Cumhuriyete giden yolu açan Kurtuluş Savaşı Türk milletinin tarih boyunca verdiği en önemli mücadelelerden birisidir. Yokluğa, yoksulluğa, teçhizat eksikliğine rağmen bu millet, dünyanın en büyük güçlerini dize getirmiş, en acımasız, en sömürgeci devletlerine boğun eğdirmeyi başarmıştır. Emperyalizmin alt edildiği Kurtuluş mücadelesi nihayetinde Cumhuriyet ile taçlanmıştır. Bu kutlu mücadele, Cumhuriyetin ilanı birlikte daha da anlamlı hale gelmiştir. Cumhuriyetin ilanının ardından hızlı bir kalkınma sürecine girildi. Eğitimden, sağlığa, tarımdan, sanayiye, teknolojiye kadar birçok alanda önemli atılımlar yapıldı.

Ulu Önder Atatürk’ün eşsiz miraslarından biri olan Cumhuriyetimiz bugün tam 94 yaşındadır. Ne mutlu bize ki Cumhuriyetle yönetiliyoruz, Ulu Önder Atatürk’ün mirasçılarıyız.

Bu toprakların her metrekaresinde emperyalizme karşı dik duruş vardır,  işgalcilerin önünde eğilmeyen, ülkesini pazarlamayan, bağımsızlığını kazanmak için işgalcilere bedeniyle, yüreğiyle, ruhuyla direnen bir millet vardır.

Cumhuriyetimiz 100’üncü yılına doğru ilerlerken, millet olarak çok ciddi tehlikelerin de farkında olmamız gerekir. Ülkemizdeki terörist faaliyetler güvenliğimizi, birliğimizi, huzurumuzu tehdit etmektedir. Dört bir tarafımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne göz diken sinsi düşman ve işbirlikçileriyle doludur.

Bilindiği gibi Cumhuriyetimiz bugüne kadar birçok badireyi atlatmıştır. En son olarak da 15 Temmuz ihanet kalkışmasını bertaraf etmiştir. Bu topraklara sevdalı, bayrağımıza tutkun, Cumhuriyeti baş tacı eden Türk milleti el birliğiyle 15 Temmuz karanlığını boğmuştur.  

PKK, FETÖ, DAEŞ, DHKP-C v.b. tüm terör örgütleri gözyaşından, acıdan, kandan beslenmektedir ve ülkemizin bütünlüğünü ortadan kaldırmak, huzurumuzu dinamitlemek için yoğun bir çaba içerisindedir. Ama Türk milleti geçmişte olduğu gibi, bugün ve yarın da bu pespayelere geçit vermeyecek, her türlü saldırıya, kirli tezgâha karşı Cumhuriyetimiz, devletimiz, bayrağımız, vatanımız, milletimiz için şerefle mücadele etmeye devam edecektir.

Öte yandan ne yazık ki son dönemde Türklüğe, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Büyük Önder Atatürk’e ve Cumhuriyete yoğun bir düşmanlık söz konusudur. Sinsi sinsi bu devletin altını oymak, Türklüğü ortadan kaldırmak, Cumhuriyeti yıkmak isteyenler,  Atatürk’e hakaret yağdırarak, heykellerine zarar vererek, bu ülkenin kurucusunu küçümseyerek amaçlarına ulaşacaklarını zannetmektedir. Tarihçi müsveddelerinden tutun da, içini kin ve nefret bürümüş cahil sürüsüne kadar birçok insan adeta Atatürk’e hakaret etmek için sıraya girmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti, binlerce yıllık Türk devlet geleneğinin son halkasıdır. Cumhuriyeti kuran kadro, bir önceki devletimizin aydın ve kurmay kadrosudur. Dolayısıyla bugün Atatürk düşmanlığı yapanlar, aslında Atatürk nezdinde Büyük Selçuklu Devleti’ne, Osmanlı Devleti’ne, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne kısacası Anadolu’yu vatan yapan milli şuura ve Türklüğe düşmanlık besleyenlerdir.

Bu kin ve düşmanlığın, iftiraların nedeni nedir? Atatürk bu toprakları vatan yapmaktan, Türk milletine düşman olanları ayıklamaktan, hainleri bertaraf etmekten, hak ve özgürlükleri sağlamak, demokrasiyi tesis etmek, hürriyet ve istiklal için savaşmaktan, milli, çağdaş bir devlet kurmaktan başka ne yapmıştır? Özgürce aldığımız her nefesi bu ülkenin kurucu kadrosuna, şehitlerimize ve Atatürk’e borçluyuz. Dolayısıyla Büyük Önderimiz Atatürk’e, bin bir emekle kurulan Cumhuriyetimize saldırmak kimsenin haddi değildir.

Bu minvalde Cumhuriyeti, Atatürk’ü, Türklüğü çocuklarımıza en iyi şekilde anlatmalıyız. Küçük yaşlardan itibaren Atamızın ilke ve inkılaplarını, hedeflerini çocuklarımıza bıkmadan, usanmadan anlatabilirsek, Cumhuriyetin önemini kavratabilirsek bu çapsızlar, hainler, ‘düşünce özgürlüğü’ adı altında her türlü hakareti etmekte beis görmeyen haysiyetsizler de kendilerine cesaret alanı bulamayacaktır. Unutulmasın ki; karanlığı, iyi yetişen, bayrak, millet sevgisiyle yoğrulmuş, çağdaş değerleri kılavuz edinen çocuklarımızın, gençlerimizin aydınlığı boğacaktır.

Ayrıca eğitimciler olarak, milli bayramlarımızın adına yaraşır şekilde kutlanmasını istiyoruz.  29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı ve tüm milli bayramlarımızı alanlarda halkın katılımıyla, vatandaşlarımızın milli şuur ve heyecanı ile doyasıya hissedeceği ve yaşayacağı şekilde eski görkemiyle kutlamalıyız. Devletimizi yönetenler bu konuda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli, bayramlarımız kısır, siyasi, ideolojik hesaplaşmalara heba edilmemelidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.