Çalışma hayatında insanca yaşama yolunun örgütlenmeden geçtiğini, çözümün “Sendikalaşmak” ta olduğu bilincine varan emekliler, birleşerek 19.10.1999 tarihinde Türk Emekli-Sen’i kurmuşlardır.

Anayasa’nın 90’ ncı Maddesi’nde “Usulüne göre yürürlüğe konmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamaz” denilmektedir.

Her bireyin kendi maddi ve manevi varlığını korumak ve geliştirmek için siyasal, ekonomik ve toplumsal alanlarda örgütlenme hakkı hem ulusal, hem de uluslararası düzenlemelerle güvence altına alınmıştır.

“Sendikal Haklar” ülkemizin taraf olduğu ve imzaladığı uluslararası anlaşmalarla ve AB yasaları ile “Herkes” için tanınmıştır.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 23. maddesince; “Herkesin çıkarlarını korumak için sendika kurma hakkı, ya da sendikaya üye olma hakkı vardır”.

Avrupa Sosyal Haklar Komitesi 30 Eylül 2006 tarihinde Avrupa Sosyal Şartı anlamında; “sadece aktif olarak çalışanlar değil, aynı zamanda çalışmaya dayalı hakları kullanan kişilerde bu kavramın kapsamındadırlar”, diye görüş bildirmiştir.

Ülkemizdeki emeklilerin % 80’i açlık sınırın altında maaş alarak ezilmektedir. Hükümetçe 2008 yılı bütçesinde emeklileri ekonomik olarak rahatlatacak yüzünü güldürecek bir ücret iyileştirmesi yapılmadığı gibi,  2009 Yılı bütçesinde de iyileştirme yapılmamıştır. Çalışanlara verilen ek tazminatlar Emeklilere yansıtılmamıştır.

Emekliler haklarını almak, daha fazla ezilmemek, çıkarlarını korumak için bir sendika şemsiyesi altında birleşmelidirler.

Emekliler olarak; Türkiye Büyük Millet Meclisi’ n den Anayasa da  gerekli değişikliği yaparak “Emekliler Sendika Yasası” nı çıkarmasını beklemekteyiz. Bu kanunu hazırlayarak çıkartacak Hükümet de;  sivil toplum dayanışmasını, demokratik katılımı, daha çok özgürlük ve demokrasiyi göz ardı edemez. Aksi takdirde Emekliler de en tabii hakları olan sendikal haklarını vermeyen Hükümete bunun faturasını ödetecektir.

Yönetenlerin çok başarılı olduklarını iddia ettikleri ülke ekonomisine bakıldığı zaman görülmektedir ki, bu ekonomik politika, büyük sermaye kesimine rant sağlamaktan öteye gitmemiştir. Fakir-Fukara, Garip-Guraba edebiyatı yaparak halkın oylarını alanlar, Emeklileri unutarak yok olma noktasına getirmişler, açlık sınırının altında inim inim inlediği bir sürece mahkûm etmişlerdir.

5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kanunun bazı maddelerinin 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle çıkarılan tebliğlerle; insan hayatı bir ticari mal gibi düşünülerek, hastanelerdeki muayene ücreti Vergi Usulü Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı kadar artırmıştır.

Devlet Hastanelerinde 3.- YTL’ ye

Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde 4.- YTL’ ye

Üniversite Hastanelerinde 6.- YTL’ ye

Yağmur gibi yağan; elektrik, doğalgaz, ulaşım ve gıda zamlarını Emekliler nasıl karşılayacak? Emekli bu gemide gitmiyor mu? Emekliler üvey evlat mı?

Türk Emeklileri olarak içinde bulunduğumuz ekonomik ve sosyal şartlara kayıtsız kalmamız mümkün değildir. Her türlü ekonomik  olumsuzluğa    rağmen,   Sendikamızın   kuruluşunun   dokuzuncu   yılında da Emeklilerimize yaşanabilir bir hayat sağlama yolunda mücadelemize her türlü zorlukları aşarak devam edeceğiz.

Yücel COŞKUN Osman ÖZDEMİR  
Birleşik Emekliler Derneği Genel Başkanı Türk Emekli-Sen Genel Başkanı