BİRLEŞİK EMEKLİLER DERNEĞİ’NİN 1. OLAĞAN GENEL KURULUNDA GENEL BAŞKAN YÜCEL COŞKUN'UN KONUŞMASI

Türkiye Kamu-Sen bünyesinde Türk Emekli-Sen öncülüğünde 19 Eylül 2006 tarihinde kurulan Birleşik Emekliler Derneği’nin 1. Olağan Kongresi gerçekleştirildi. 57 ilden temsilcilerin katıldığı kongrede siyasi iradenin sosyal güvenlik anlayışı sert bir dille eleştirilerek, emeklinin ekonomik ve sosyal durumu tartışıldı.

Kongrede konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, üç kurumu tek çatı altında toplayan Sosyal Güvenlik Sistemi’nin mevcut mevzuatın içindeki hakları ihlal ettiğine işaret etti. Akyıldız, sistem içindeki en önemli sorunun finans sorunu olduğunu söyleyerek dünyada uygulanan formüllerin gündeme taşınması gerektiğini belirtti. Akyıldız, “Dünyada uygulanan ¼ oranı Türkiye’de uygulanabilir. Bugün ülkede bu oran 1/ 1.7 dir. Siyasi irade bu oranı ¼ ‘e çıkaracağına ½’de muhafaza etmeye çalışıyor. Bunu da faturayı hakları kısıtlamak suretiyle çalışanlara yükleyerek yapıyor. Eğer böyle olursa o sosyal güvenlik sistemi çökmeye mahkumdur. Ve bu yanlış da Anayasa mahkemesinden dönmüştür” dedi.  AKP Hükümeti’nin gelirleri arttırmak yerine giderleri kısmayı tercih ettiğini vurgulayan Akyıldız, kamu çalışanlarının haklarının kısıldığını söyledi.

“Mevcut hakları kısarak mı norm ve standart birliği sağlayacaksınız. Devlet memurlarının haklarını yaygınlaştırmak suretiyle yaygınlaştıracağınız yerde daha iyi durumda olanların haklarını kısarak mı norm ve standart birliği sağlayacaksınız” sözleriyle tepkisini dile getiren Akyıldız, emeklinin sorunlarını çözmeyenlerin, yaşlısına hürmet etmeyenlerin, kendilerini sorumlu olarak görmeyenlerin hesabını görmek zorunda kalacaklarının altını çizdi.

Kongrenin açılış konuşmasını yapan Derneğin Başkanı Yücel Coşkun ise AB, IMF ve Dünya Bankası’na verilen sözlerle çıkarılan 5502 ve 5510 sayılı kanunlarla emeklileri ölmeden mezara koyan adına da reform yapıyoruz diyenlere sandıkta hesap sorulacağını söyledi.

Konuşmaların ardından Dernek Başkanı Yücel Coşkun emeklere verdiği büyük destekten dolayı Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız’a teşekkür plaketi verdi.

TÜRKİYE KAMU-SEN bünyesindeki TÜRK EMEKLİ-SEN öncülüğünde 19.Eylül.2006 tarihinde kurulan Derneğimiz 5 aylık bir sürede 57 İl’de TEMSİLCİLİK kurarak, 1658 üye kayıt etmiştir. En kısa zamanda diğer İl’lerimizde de Temsilciliklerimizi kurmaya devam ediyoruz.

Kuruluşumuzdan bugüne kadar Derneğimiz ve EMEKLİLERE karşı göstermiş oldukları yakın İLGİ ve DESTEKTEN dolayı, TÜRKİYE KAMU-SEN Genel Başkanı Bircan AKYILDIZ başta olmak üzere, Yönetim Kurulu Üyeleri, İl Temsilcileri ile Tüm Yönetici ve üyelerine TEŞEKKÜRÜ bir borç biliyoruz.

Birleşik Emekliler Derneği (BEDE), Tüzüğümüzün 2.maddesinde belirtildiği gibi; Emekli Sandığı, SSK ve BAĞ-KUR’ dan emekli aylığı alanlar ile Türk Silahli kuvvetler ve özel kanuna tabi kurumlardan emekli olan TÜM EMEKLİLERİN sivil toplum faaliyetlerini etkinleştirmek, sosyal ve ekonomik durumlarını iyileştirmek amacı ile kurulmuştur. Ana Amacımız bugünkü yöneticilerin “ölmesini bekledikleri emeklileri” bir araya getirerek “itibarlı ve eli öpülecek insanlar” haline getirmektir.

Devletin Ülkesi ve Milleti ile bölünmez bütünlüğünü esas aldığını tüzüğüne de yazdırmış bir sivil toplum örgütüyüz.

Derneğimiz faaliyetlerine KURULUŞ BİLDİRİSİ yayınlayarak başlamış, oluşturulan bir KOMİYON tarafından EMEKLİLERLE ilgili mevzuat gözden geçirilerek özellikle yeni olan 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunlarının EMEKLİLERLE ilgili hak kayıpları tesbit edilmiştir.

24.Kasım.2006 tarihinde olağanüstü olarak toplanan Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Kuruluna İZLEYİCİ olarak katıldığımızda, biz emeklilerin 9 delegesinden 7 sine sahip olan Türkiye İşçi Emeklileri Derneği (TİED) Genel Başkanı Kazım ERGÜN’ ün Emekliler adına yaptığı konuşmayı dinlediğimizde; İşçi Emeklilerinin Memur Emeklileri kadar EMEKLİ aylığı almasını istemesi dışında emeklilerin hiç bir problemini dile getirmeyen, Hükümet sözcüsü gibi konuşması bizleri HAYAL kırıklığına uğratmış, İşçi emeklisi kardeşlerimizi de üzmüştür.

SGK Genel Kurulunda; en çok üyeye sahip üç Kamu Görevlileri Konfederasyonları arasından Yönetim kurulunda yapılan seçimde; en çok üyeye sahip TÜRKİYE KAMU-SEN (4) üyesi değil, işbirliği yapan KESK (3), MEMUR-SEN (2) ortaklığı sonunda BÖLÜCÜLÜKTEN hakkında onlarca dava açılan bir kişi KESK’ ten  Yönetim Kurulu’na seçilerek, İLO sözleşmeleri gereği en çok üyeye sahip kuruluşun temsil edilmesi ilkesi çiğnenmiştir.

5502 Sayılı Kanunla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu; Emekli Sandığı, SSK ve BAĞ-KUR’ u bir ÇATI altında toplayarak bir bütünlük sağlamayı ve daha iyi hizmet etmeyi amaç edinmekle birlikte; Sosyal Devleti amaçlamayan, denetime kapalı, demokratik ve özerk olmayan bir kamu kurumu özelliği taşıyan Sosyal Güvenlik Kurumu kendinden beklenen hizmetleri yapacak durumda değildir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ise EMEKLİ ve ÇALIŞANLARA yeni haklar getirmek bir yana mevcut haklarını da ellerinden alan bir YASA özelliğini taşımaktadır.

Birleşik Emekliler Derneği ve Türk Emekli-Sen’in, 06.12.2006 Çarşamba günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde yaptığı BASTONLU basın açıklamasında; 01.01.2007 tarihinde uygulanmaya başlayacak, 5510 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun” bazı maddelerinin Sosyal devlete yakışmadığını, hukuka ve insan haklarına uymadığını, “Emeklinin Ölüm Fermanı” olduğunu söylemiştik. Sadece bu kanunun maddelerini alarak ve doğruları söyleyerek bu sorunlara Sayın Başbakan ve Bakan tarafından çözüm getirilmesini istediğimizde, ne yazık ki! Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Murat BAŞESGİOĞLU Sosyal Güvenlik Yasasını “AJİTE” ettiğimizi söyleyerek biz EMEKLİLERİ üzmüştür.

Basın açıklamasında da ifade ettiğimiz gibi; 5510 sayılı kanunun özellikle EMEKLİLERİ ilgilendiren 30. maddedeki; BAĞ-KUR Emeklilerine getirilen sosyal güvenlik destekleme priminin %10’dan %33.5’a çıkarılması, 55. maddede ki; Emekli aylıklarının ocak ve temmuz aylarında TÜFE’ ye bağlı olarak artırılması, 67. maddede ki; 18 yaşından büyük öğrenim görmeyen çocukların SAĞLIK SİGORTASINDAN faydalanmaması ile 68. maddede ki; ayakta tedavide muayene, ilaç ile ortez, protez ve iyileştirme araç, gereçlerinde KATILIM PAYI alınmasının HUKUKA AYKIRI olduğunu ve Anayasa Mahkemesinden de döneceğine inancımızı açıklamıştık.

Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet SEZER’ in müracaatı üzerine Anayasa Mahkemesi verdiği TARİHİ KARARLA; bu inancımızı haklı çıkararak, basın açıklamamızdaki 4 maddeden 67. madde hariç diğer üçünün Anayasaya aykırı olduğunu açıklamıştır. EMEKLİ ve diğer DAR GELİRLİLERİN oyları ile iktidara gelen AKP Hükümetinin EMEKLİLERE reva gördüğü Emeklinin Ölüm Fermanını iptal ederek, emeklilere rahat bir nefes aldırmıştır.

Birleşik Emekliler Derneği’nin Ankara başta olmak üzere 40 İl’de yaptığı BASIN AÇIKLAMALARI ile oluşturdukları KAMU OYU sonunda ve 2007 yılında yapılacak Genel Seçimlerde Emeklilerin OY GÜCÜNÜ’ de hesaplayan Başbakan’ın Bakanlarına verdiği TALİMATLARLA, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU yanlışlıkların düzeltileceğini ifade etmiş, Maliye Bakanı  Kemal UNAKITAN ise daha önce vermeyeceklerini söyledikleri, memurların enflasyon farkının ödeneceğini açıklamak zorunda kalmıştır. Bugüne kadar ödenmemiştir.        

Anayasa Mahkemesi’nin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun bazı maddelerini iptal etmesi ve bu maddelerin yürütmesini durdurması üzerine ortaya çıkan KARGAŞAYI önlemek için 5510 sayılı kanunun yürürlülük tarihi 01.07.2007 tarihine ertelenmiş, 2007 yılı Bütçe Kanununa ekleme yapılarak SSK ve BAĞ-KUR Emeklilerinin ücretlerine 01.01.2007 tarihinden itibaren %5 zam yapılmış ve enflasyon farkının ödeneceği de belirtilerek  EMEKLİLERE SEÇİM SADAKASI verilerek şirin görünmeye çalışılmaktadır.             

EMEKLİLERİN SAHİP OLMASI GEREKEN HAKLAR:       

1-Emeklilerin Uluslar arası Sözleşmeler,    özellikle İLO’nun 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmeleri ile Anayasamızın 90.maddesi  gereğince SENDİKA KURMA, TOPLU SÖZLEŞME ve GREV haklarını  içine alan Anayasal ve Yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Bu düzenlemeler yapıldığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin “Emekliler Sendika Kuramaz” kararının gerekçesi de ortadan kalkacağından Emeklilerin Sendika Kurması konusunda bir engel de kalmayacaktır. Aksi takdirde Uluslar arası Sözleşmelerden doğan haklarımız gereği Hukuki ve Yasal mücadelemiz devam edecektir. Hak verilmez alınır ilkesi doğrultusunda er geç Emekliler Sendikal Haklarına kavuşacaktır.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 30.maddesinde düzenlenen ve Anayasa Mahkemesince iptal edilen hükmüne göre; Emekli Aylıkların artışları her yıl OCAK ve TEMMUZ aylarında Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK), önceki altı aya ait TÜFE artış oranında artırılması, Emeklilerce kabul edilemez.

Emekliler, Aylıklarına yapılacak artışları Memur ve İşçiler gibi SENDİKALARI aracılığı ile HÜKÜMETLE yapacakları TOPLU PAZARLIK sonucuna göre belirlenmesini istemektedir. Hükümetlerin verecekleri SADAKA özelliğindeki zamları asla kabul etmemektedirler.

Emeklilerin, Aylıklara yapılacak ZAMDAN önce; En düşük Emekli Aylığının öncelikle önce AÇLIK sınırına (800.- YTL), sonra da Yoksulluk sınırına (1050.- YTL) çıkarılarak asgari temel ücret belirlenmelidir. Diğerleri de kademeli olarak arttırılmalıdır. Aylıklara yapılacak ZAMLAR da bu TEMEL ücrete eklenmelidir.

2-Türkiye’de yaşayan 70 Milyonun, 7,8 milyonu EMEKLİDİR.Yani her on kişiden biri EMEKLİDİR. Her ailede en az bir EMEKLİ bulunmaktadır. Bu kadar geniş bir KİTLENİN, Türkiye’nin önemli konularının görüşüldüğü EKONOMİK SOSYAL KONSEYDE (ESK) temsil edilmemesi bir eksikliktir.Yapılacak bir düzenleme ile EMEKLİLERİN Ekonomik Sosyal Konseye dahil edilmesi gerekmektedir.

3-Emeklilerle ilgili İNTİBAK KANUNLARI çıkartılarak, eski emeklilerin mağduriyetleri giderilmelidir.

4-Emeklilerin SAĞLIK SİGORTASI kapsamındaki TEDAVİ ve İLAÇLARINDAKİ her türlü KATILIM PAYI kaldırılmalıdır. Çünkü zaten aldıkları Emekli aylıkları ile geçinemeyen EMEKLİLERDEN alınacak her katılım PAYI onların sağlıklarıyla oynamak, hatta onları SAĞLIKSIZ bırakarak ölmeden mezara konulmalarına neden olmakla eş değerdir.

5-Çalışanların, maaşlarını aldıkları Bankalardan alınan  PROMOSYONLARDAN nasıl haklarını alıyorlarsa; Emekliler de maaşlarını aldıkları bankalardan PROMOSYON haklarını almalıdır.

6- Emekli olup da; aldığı aylıkla geçinemeyerek sigortalı bir iş yeri açan veya bir iş yerinde çalışan emekli vergiden MUAF tutulmalıdır.

7-Emeklilerin, maaş kuyruklarında ölmeleri, hastanelerde çile çekmemeleri,İNSANCA  MUAMELE görmeleri için artık her türlü tedbirler alınmalıdır. Her türlü İŞLEMLERDE EMEKLİLERE öncelik verilmelidir.

Derneğimiz tarafından en kısa zamanda YARDIM SANDIĞI kurulacak, EMEKLİ YURDU kurulması için projeler hazırlanacak, EMEKLİ      LOKALLERİ açılacak ve SOSYAL ETKİNLİKLER düzenlenecektir. 

Emeklinin EKONOMİK ve SOSYAL durumlarını düzeltmenin yanında, bir sivil toplum örgütü olarak MİLLİ ve MANEVİ değerlerimize de sahip çıkacağız. Çocuk ve Torunlarımıza daha iyi bir TÜRKİYE bırakmak için oy gücümüzü kullanarak, “Türkiye Türklerindir” sloganı ile Türklüğü hor görenlere, hakarete yeltenenlere, Fransa “Sözde Ermeni Soykırımını inkâr edenlere ceza uygulayan” kanunu meclisinde kabul ederek ifade özgürlüğünü yok ederken , Avrupa Birliği (AB) istedi  diye  Türk Ceza Kanunu (TCK) 301 madde de değişiklik yaparak Türklüğe hakareti suç olmaktan çıkarmak isteyen TÜRKLÜK düşmanları ile Demokratik yoldan mücadele edeceğiz.

            Emekliler de;  TÜRKİYE KAMU-SEN gibi TCK 301. maddesinde virgülün dahi değişmesine karşıdır. Bu maddenin dördüncü fıkrasındaki; “ELEŞTİRİ amacıyla yapılan DÜŞÜNCE açıklamaları SUÇ oluşturmaz” ifadesi gereğince, Türklüğe hakaret eden hiçbir kimse ceza almadığı gibi kitaplarının bedava REKLAMLARINI yaptırmış ve hatta “NOBEL” ödülü alarak mükâfatlandırılmıştır. Avrupa Birliği’nin dayatmaları ile mutlaka bir değişiklik gerekiyorsa, bu fıkra tamamen çıkartılarak TÜRKLÜK düşmanları hak ettiği cezaya çarptırılmalıdır.

Biz Emekliler, AÇ ve SUSUZ kalabiliriz ancak; BAYRAKSIZ, VATANSIZ ve  EZANSIZ kalmaktansa ölmeyi tercih eden bir kitleyiz.

Saygıdeğer Emekliler,

Devletimize ve Milletimize belirli bir süre hizmet ederek veya belirlenen primi ödeyerek emekli oldunuz. Bu süre içinde birçok fedakârlıklara katlandınız ki Emeklilikte rahat edelim diye; Fakat heyhat! Eski günleri arıyorsunuz. Sosyal ve Ekonomik yönden tam bir çıkmazdasınız!

Bunun sebebini sadece bizi yönetenlere ve siyasilere yüklersek yanılırız. Sorumluluğun en büyüğü biz emeklilerdedir. Bugün artık dünyada tek başına mücadele etmek mümkün olmadığı gibi, feryat etsek de bunu kimseye duyuramayız.

Çağımız Sivil Toplum Örgütlerinin çağıdır. Hükümetler iki ana güçten çekinmektedir. Elinde SERMAYE (Para) bulunan ve üye sayısı çok olan örgütlerdir. Birincisi para maalesef her kapıyı açmakta, biz Emeklilerde de bulunmamaktadır. İkincisi olan üye sayısı çokluğu ise Seçimle işbaşına gelmek zorunda olanların korkulu rüyasıdır. Bu ikisinden mahrum olan kitlelerin hak ettiklerini almaları imkânsızdır.

Türkiye’de Asker-Sivil, Memur, İşçi ve Esnaf Emeklisi olarak TOPLAM 7.800.000 EMEKLİ bulunmaktadır. Bunların eş, çocuk, torun, hısım ve akrabalarını düşünürsek en kötü ihtimalle 15.000.000 OY POTANSİYELİ olan bir kitleyiz.

AB , IMF ve DÜNYA BANKASI’ na verdikleri sözlerle çıkarttıkları 5502 ve 5510 sayılı kanunlarla EMEKLİLERİ ölmeden mezara koyan adına da REFORM yapıyoruz diyerek bizleri aldatan, kandıran ve sefalet ücreti ile yaşamağa mahkûm eden 59. Hükümete Emeklilerin cevabı gecikmeyecek, SEÇİM SANDIĞINDA verilerek, SANDIĞA GÖMÜLECEKTİR.

Derneğimizin 1. Olağan Kongresinin TÜRK DEVLETİNE, TÜRK MİLLETİNE ve TÜRK EMEKLİLERİNE hayırlara vesile olmasını diler, saygılar sunarım.24.02.2007