KARABÜK İSTİŞARE TOPLANTIMIZ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Türkiye Kamu-Sen’in Türkiye genelinde gerçekleştirdiği istişare toplantılarının sonuncusu Karabük’te yapıldı.
Genel Başkanımız Önder Kahveci, TÜRKAV Genel Başkanı Ebubekir Korkmaz, konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın Genel Başkanları, Genel Merkez Yöneticileri, Şube Başkanlarımız, il temsilcilerimiz ve üyelerimizin katıldığı Karabük istişare toplantısında coşku ve heyecan doruğa çıktı.

KAHVECİ: SENDİKACILIĞA YENİ BİR NEFES, FARKLI BİR BAKIŞ GETİRDİK

“Kurulduğumuz günden beri sahip olduğumuz ilkeler, sendikacılığa kattığımız değer ve erdemle Türk memur sendikacılığının lokomotifi olduk” diyen Genel Başkanımız Önder Kahveci, “Türkiye Kamu-Sen, üyelerimizin aile fertleriyle birlikte düşünüldüğünde 1,5 milyona yaklaşan kocaman bir aile haline geldi” dedi. Kahveci, “24 Haziran 1992 tarihinde kurulan Türkiye Kamu-Sen 27 yaşına girdi. Kurulduğumuz günden beri sahip olduğumuz ilkeler, sendikacılığa kattığımız değer ve erdemle Türk memur sendikacılığının lokomotifi olduk. Tıkanan, yozlaşan, yeni gelişmeleri takip etmekte zorlanan ve çözüm üretmekten çok, sorun haline gelmeye başlayan sendikacılığa yeni bir nefes, farklı bir bakış getirdik. 

Devletle çatışmadan, milletin değerleriyle ters düşmeden ama sarı sendikacılık yapmadan da hak mücadelesi verilebileceği gerçeğiyle yola çıktık; üçüncü bir yol olduk.  Bugüne kadar millet sevdamızı, ekmek kavgamızın önüne koyarak hem Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ve bütünlüğü hem de milletimizin birliği ve kardeşliği için her türlü iç ve dış mihrakların karşısında olduk. Diğer yandan da kamu görevlilerimizin haklarının korunması ve geliştirilmesi yolunda kesintisiz, kararlı ve çetin bir mücadelenin korkusuz neferleri olduk. Her türlü olumsuz şarta rağmen yıllar içinde istikrarlı bir biçimde büyüyen ailemiz, bugün 400 bine ulaştı. Türkiye Kamu-Sen, üyelerimizin aile fertleriyle birlikte düşünüldüğünde 1,5 milyona yaklaşan kocaman bir aile haline geldi. Eğer mücadele ve müdahale edersek tarihi yaşamayız; tarihi biz yazarız. İşte Türkiye Kamu-Sen, bu büyük milletin tarihi yaşaması için değil tarihi yazması için mücadele etmektedir. 

KAHVECİ: 2017’DE İMZALANAN TOPLU SÖZLEŞME MEMUR VE EMEKLİNİN İDAM FERMANI OLDU

“2017 yılında imzalanan toplu sözleşme, memur ve emeklinin idam fermanı olmuştur” diyen Genel Başkan Kahveci, “Hatırlayacağınız gibi memur maaşları 2018 yılında toplamda %13 oranında arttı ama enflasyon %20,3 olarak gerçekleşti. Dolayısıyla 2018 yılı memur ve emeklilerin hanesine zarar olarak yazıldı. 2019 yılının ilk altı ayı için ise yalnızca %4’lük bir artış öngörüldü. 2019 yılı enflasyon hedefinin %5’ten %15,9’a çıkarılması, asgari ücrete yapılan %26,02’lik zam, yeniden değerleme oranlarının %23,73 olarak belirlenmesi, motorlu taşıtlar vergisinin %15,9 oranında artırılması, 2019 yılında memur maaşlarına yapılması gereken artışların alt limitini de ortaya koymaktadır. Ama 2019’un ilk 6 ayı için yapılan %4’lük artış ne ekonomik gerekçelerle ne de sosyal gerekçelerle açıklanabilir.  Bu yüzden diyoruz ki, 2017 yılında imzalanan toplu sözleşme, memur ve emeklinin idam fermanı olmuştur. Nasıl ki, enflasyon hedefi güncellendi, nasıl ki bütün kurumlara yeni enflasyon hedefine uygun bir bütçe yapıldı, memur maaş zamları da güncellenebilirdi. Biz aylardır kamu görevlilerine ve emeklilere ek zam yapılarak geçmiş yıl zararlarının telafi edilmesini ve 2019 yılına ilişkin maaş artışlarının yeni enflasyon hedefi gözetilerek üstüne büyüme ve refah payı da eklenerek güncellenmesini talep ediyoruz” dedi. 

KAHVECİ: SÖZLEŞMELİLER, YARDIMCI HİZMETLİLER, EK GÖSTERGE GİBİ KONULARDA TAKİBİMİZ VE ISRARIMIZ SÜRÜYOR

Ek gösterge, Sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi ve yardımcı hizmetlilerin beklentilerini de değerlendiren Genel Başkan Kahveci, Türkiye Kamu-Sen’in bu konuda ki çalışmaları ve taleplerini de gündeme taşıdı. Kahveci, “Yardımcı hizmetlilerimizi asla unutmadık, daima gündemde tuttuk, tutmaya da devam edeceğiz. Geçtiğimiz aylarda yardımcı hizmetler personelinin sorunları için bir dilekçe kampanyası yapmış ve toplanan 10 bin dolayındaki dilekçeyi ilgili mercilere göndermiştik. Geçtiğimiz günlerde de Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin bir defaya mahsus Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçirilmesi için taleplerimizi içeren bir mektubu sayın Cumhurbaşkanına gönderdik. Özellikle sınıf değişikliği ve ek gösterge yardımcı hizmetlilerimiz için hayati bir konu; bu konuya bizler de son derece hassas yaklaşıyor, her platformda bu talebimizi dile getiriyoruz. 

Hatırlanacağı üzere 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirilen seçimler öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öğretmen, polis, hemşire ve imamların ek gösterge rakamlarının 3600’e yükseltileceğini ifade etmişti. Türkiye Kamu-Sen olarak bizler de ek gösterge konusunun bütün memurların uzun yıllardan gelen beklentisi olduğunu ve belli meslek gruplarından öteye bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak kapsamlı bir çalışma yapılması gerektiğini ifade etmiştik.  Bu çerçevede yapılacak düzenlemelerde öğretmen, din görevlisi, hemşire ve polisler yanında müdürler, müdür yardımcıları, şefler, merkez taşra ayrımına tabi tutulanlarla kurum içi yükselme sınavıyla gelen uzmanlar, idareci konumundaki kamu görevlileri, denetmenler, avukatlar, ek gösterge uygulamasından hiç faydalanamayan teknisyen yardımcısı, şoför gibi Yardımcı Hizmetler Sınıfına dahil olan personel unutulmamalıdır.  Ayrıca üniversite genel sekreterleri ve yardımcıları açısından da var olan ek gösterge adaletsizliği mutlaka düzeltilmelidir. 

Uzmanlıklarda, taşra ve merkez uzmanları arasında ek gösterge bakımından farklılıklar yaşanmakta, uzman kadrosunda bulunan kamu görevlileri kariyer uzmanlar ve diğer uzmanlar olarak farklı kategorilerde değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Bu konuda hazırlanmasına katkıda bulunduğumuz kanun teklifi Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda beklemektedir. Sorunun çözümü noktasında farklı arayışlara girmeye gerek de yoktur. Ek gösterge konusu taleplerimiz çerçevesinde değerlendirmeye alınmalıdır. Konfederasyonumuz, ek gösterge sorununun ifade ettiğimiz biçimde ele alınarak bir an önce çözüme kavuşturulmasını istemekte ve beklemektedir. Bunun dışındaki her uygulama var olan sorunların derinleşmesine ve memnuniyetsizliğin artmasına neden olmaktan öteye gitmeyecektir.  

KAHVECİ: ÇALIŞANIN ÜZERİNDEKİ VERGİ YÜKÜ HAFİFLETİLMELİ

“Çalışanlarımız üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi zorunlu hale gelmiştir” Diyen Genel Başkan Kahveci, “Hepimizin bildiği gibi ülkede gelir dağılımını düzenleyen politikaların başında vergi düzenlemeleri gelmektedir. Ülkemizde ağırlıklı olarak dolaylı vergilendirme uygulanmakta, kaynağından kolay tahsilat sağlandığı için ücretlilerden alınan gelir vergisi, toplam vergi gelirleri içinde yüksek bir paya sahip olmaktadır. Çalışanlar kısa sürede en alt vergi oranı olan %15’lik limiti aşmakta ve kısa süre içinde %20-%27’lik dilime geçmektedir.  Hal böyle olunca ödedikleri vergi miktarı yükseldiği için yıl ortasında çalışanların geliri düşmekte ve büyük bir mağduriyet ortaya çıkmaktadır. Zaten artan enflasyon karşısında hedef enflasyonun bile altında maaş zammı alan memurlarımız, bir darbe de ödediği vergilerden yemektedir. Bu nedenle çalışanlarımız üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi zorunlu hale gelmiştir. Bilindiği gibi Hazine ve Maliye Bakanlığı yayınladığı bir tebliğ ile asgari ücretlilerden alınacak gelir vergisi oranını %15’te sabit tutmuştur. Biz de bu uygulamanın genişletilmesini ve bütün kamu görevlilerinin gelir vergisi oranının %15 olarak sabitlenmesini istiyoruz.    
 
Tüm kamu çalışanlarını hakları konusunda mücadele için Türkiye Kamu-Sen çatısı altında toplanmaya çağıran genel Başkan Önder Kahveci, ““Niyet hayır, akıbet de mutlaka hayır olacaktır.” Diyerek sözlerini noktaladı.