Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi “Parlamento içi ve dışı muhalefetle görüşmem anlamsız” diyerek uzlaşmaz tavrını açıkça ortaya koyan Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın bu davranışı, Mecliste Grup Başkanı seçer gibi Cumhurbaşkanı seçileceğinin ip  uçlarını vermektedir.

Yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi demokratik rejimin teminatı açısından büyük önem arz etmektedir. Adayların siyasi geçmişleri, çevresi ve ilişkilerinin yanı sıra seçimde uygulanacak esas ve usuller açısından Yüce Meclisimizin adına gölge düşürüleceğine dair çekincelerimiz vardır.
Başbakan Erdoğan’ın bir yandan partisinin İl Başkanları ve milletvekillerini ikna etmeye çalışırken diğer yandan da kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapması, başta Esnaf ve Sanatkârlar olmak üzere Sivil Toplum Kuruluşları üzerinde kurmaya çalıştığı baskı ve verdiği talimatlar toplumu germekte, uzlaşma kapılarını kapatmaktadır.

Devletin başı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk Milletinin birliğini temsil edecek bir makama kendini yakıştıran Sayın Başbakan’ın, zor şartlar altında geçimini sağlayarak ayakta kalmaya çalışan Esnaf ve Sanatkâra Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin ne yapıp yapmamaları ile ilgili talimatlar vermesi, demokrasi kültürünü zedelemektedir.

İç ve dış politikası iflas eden AKP, yapılacak seçimde yenilgiyi tatmadan Erdoğan’ı köşke çıkarmanın hesaplarını yapmaktadır. Ama yanlış hesap Bağdat’tan döner ve halkın iradesini TBMM'ne tam ve gerçekçi bir biçimde yansıtmadığı bu Meclisin seçtiği Cumhurbaşkanı hep tartışma konusu olacaktır.

Türk Emekli-Sen Genel Merkezi