Türk dünyasında büyük bir heyecanla kutlanan bahar bayramı Nevruz,  Türk insanını birbirine kenetleyen, maddi ve manevi diriliş , doğruluş ve atılımın da müjdecisi olarak yüzyıllardır yanan bir Ergenekon ateşidir.

Türk tarihi ve kültüründe çok önemli bir yere sahip olan Nevruz kutlamaları, baharın geldiğini müjdeleyen; doğanın yeşile bürünmüş, insana mutluluk veren, bolluk, bereket ve renkli günlere geçişin bir ifadesi olarak Türk gelenek ve görenekleriyle zenginleşerek bugüne kadar gelmiştir.

Toplumsal bir coşku ve heyecan günü olan Nevruz'un, insanlarımızın ayrışmasına ve çatışmasına değil, kaynaşmasına ve dayanışmasına katkıda bulunması gerekir.

Bazı çevrelerin göstermek istediğinin aksine Nevruz, ayrılığın değil bütünleşmenin, kavganın değil barışın, nefretin değil sevginin, düşmanlığın değil dostluğun bayramıdır.

Nevruz, dostluk ve kardeşliğin gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Sevgi ve barış ortamında, insanları birbirine yakınlaştıran, yaşamı güzelleştiren, ilişkileri renklendiren ve toplumsal birlikteliğimizi güçlendiren bayramlarla ancak kültürel zenginliklerimizi koruyabilir ve gelecek kuşaklara aktarabiliriz.

21 Mart’ta yakılan ateşlerin kalplerimizi ısıtarak, Nevruzun aramızdaki sevgiyi pekiştiren, kardeşlik bağlarımızı güçlendiren bir bayram olarak kutlanması milletimizin ortak temennisidir.

Bu duygu ve düşüncelerle Nevruz’un, Türk Dünyası için güzel günlerin habercisi olmasını; sevgi, barış, dostluk ve kardeşliğin yaygınlaşmasına katkıda bulunmasını içtenlikle diliyoruz.

Türk Emekli-Sen Genel Merkezi