KAHVECİ: MEMUR VE EMEKLİLERE VERİLEN ZAMMIN %70’İ ŞİMDİDEN ERİDİ

TÜİK mart ayı enflasyon oranlarını açıkladı. Buna göre Tüketici Fiyatları Endeksi mart ayında %0,99; yılın ilk üç ayında ise toplam %2,77 oranında yükseldi. Başka bir ifade ile 2017 aralık ayından bu yana ülkemizdeki bütün mal ve hizmet fiyatları ortalama %2,77 zamlandı. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkan Vekili Önder Kahveci mart ayı enflasyon rakamlarına ilişkin olarak değerlendirmelerde bulundu. Memur ve emeklilerin maaşlarına yılın ilk altı ayında %4 zam yapıldığını hatırlatan Kahveci, verilen zammın %70’inin üçüncü ay itibarı ile eridiğini ifade etti. Kahveci açıklamasında şunları söyledi:  
 
“Bilindiği gibi geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde kararlaştırıldığı üzere kamu görevlilerine ve emeklilere 2018’in ilk altı ayı için %4 maaş zammı yapılmıştı. TÜİK’in hesapladığı enflasyona göre daha ilk üç ayda memur ve emeklilere yapılan zammın %2,77’si erimiş oldu. Yani memur ve emeklilere sene başında verilen zammın %70’i şimdiden enflasyona yenik düştü. 
 
Kamu görevlileri yılın ikinci altı aylık dilimi için öngörülen %3,5 zammı alabilmek için nisan, mayıs ve haziran aylarını da bu maaş zammı ile geçirmesi gerekiyor. Memur ve emeklilerin, ilk üç ayda verilen zamdan ellerinde kalan yalnızca %1,23 oranındaki zam oldu. Eğer önümüzdeki üç ay içinde toplam enflasyon %1,23’ü aşarsa memur maaşları her sene olduğu gibi bu sene de erimiş olacak.
 
Aslında TÜİK’in enflasyon hesabı bütün mal ve hizmetleri kapsadığı için mutfak enflasyonunu tam olarak yansıtmıyor. Döviz kurlarındaki artış, altın fiyatlarındaki yükseliş, buna bağlı olarak başta akaryakıt ve gıda olmak üzere tepeden tırnağa bütün zorunlu harcamalara yapılan zamlar hesaba katıldığında memur maaşlarına yapılan %4’lük zammın çoktan eriyip gittiğini görüyoruz.
 
Geçtiğimiz günlerde Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi’nin yaptığı çalışma 2002 yılından beri memur maaşlarının çeyrek altın fiyatları karşısında tam %50 oranında değer kaybettiğini ortaya koymuştu. Son 10 yıl dikkate alındığında en düşük dereceli memur maaşı 720,8 Dolardan 591,5 Dolara; ortalama memur maaşı ise 926,2 Dolardan 786,8 Dolara düştü. Aylık kayıp; en düşük dereceli memur maaşında 129,3 Dolar (%17,9), ortalama memur maaşında ise 139,4 Dolar (%15,05) oldu.
 
Elektronik eşyadan, yazılıma, akaryakıttan elektriğe kadar pek çok tüketim ürününün fiyatı döviz kurundan doğrudan etkilendiği için döviz kurundaki değişimler vatandaşlarımızın cebine de doğrudan yansıyor. Bu bakımdan maaşlarda Dolar cinsinden ortaya çıkan bu erime, alım gücünde de büyük kayıplar yaşandığını ortaya koyuyor.
 
Neresinden bakarsak bakalım ülkemizde hem nimetten faydalanma hem de külfeti paylaşma adına büyük bir adaletsizlik yaşandığı görülüyor. Birkaç yıldan beri yeniden çift haneli rakamlara yükselen enflasyona rağmen memur ve emekli maaşlarına yapılan tek haneli artışlar, çalışan kesimin enflasyon karşısında korunmadığını, sonradan yapılan enflasyon farkı ödemelerinin ise yalnızca memur ve emeklilere gerçek anlamda verilen sıfır zammın tescili olduğunu belgeliyor.
 
Hal böyle olunca, ekonominin temel gerçeklerini görmekten uzak sözde memur temsilcilerinin imzasıyla toplu sözleşme ile belirlenen maaş zamlarının, iktisadi bir açıklamasının ve dayanağının bulunmadığı, aileleriyle birlikte 20 milyon vatandaşımızı doğrudan ilgilendiren toplu sözleşme görüşmelerinin gerek iktidar gerekse yetkili ama etkisiz sendikalarca bir teferruat olarak görüldüğü açıkça ortaya çıkıyor. Yaşanan bu adaletsizliği düzeltmenin yegane yolu ise memurların gerçek temsilcisi Türkiye Kamu-Sen’in toplu sözleşme masasına yetkili konfederasyon olarak oturmasından geçiyor.”