İş hayatında faal çalışanlar, emeklerinin karşılığını hakça ve adaletli bir biçimde almak için, sendikalar kurmuşlardır. Toplu-İş Sözleşmeleriyle emeklerinin karşılığı için uğraş vermektedirler.

Emekliler de haklarını almak, iyice kısılan seslerini duyurmak, gayesiyle, Türk Emekli-Sen’i 1999 yılında kurmuşlardır.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 23. Maddesinde; “Herkesin çıkarlarını korumak için sendika kurma hakkı, ya da sendikaya üye olma hakkı vardır” denilmektedir.

“Sendikal Haklar”;  ülkemizin taraf olduğu ve imzaladığı uluslararası anlaşmalarla, “AB Yasaları” ile “Herkes” için tanınmıştır.

Avrupa Sosyal Haklar Komitesi’nin Avrupa Sosyal Şartı; “sadece aktif olarak çalışanlar değil, aynı zamanda çalışmaya dayalı hakları kullanan kişilerde bu kavramın kapsamındadır”  görüşündedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle her insanın maddi ve manevi varlığını korumak ve geliştirmek için siyasal, ekonomik ve toplumsal alanlarda örgütlenme hakkı hem ulusal, hem de uluslararası düzenlemelerle güvence altına alınmıştır.

Bilindiği gibi Anayasa’nın 90’ ncı Maddesi’nde “Usulüne göre yürürlüğe konmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamaz” denilmektedir.

Emekliler; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden Anayasa değişikliği ile “Emekliler Sendikası Yasası” nın çıkarılmasını beklemektedirler.

Anayasa’mızın 51, 53 ve 54’üncü maddelerine,   4688   sayılı   Kamu   Görevlileri Sendikaları Kanununun 2, 3, 5’inci maddelerine, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 2, 3, 5’inci maddelerine Emeklilerin de eklenmesi gerekmektedir. Hükümetten bunlarla ilgili hazırlıkları yapmasını. Referandumdan önce verdiği sözü yerine getirmesini, emeklilere de sendika kurma hakkı verilmesini acilen bekliyoruz.

Emekliler haklarını almak, daha fazla ezilmemek için bir sendika şemsiyesi altında birleşmelidirler.

Emeklilerimizin % 80’i açlık sınırının altındaki maaşla geçinmeye çalışmaktadır. Hükümet 2012 yılı bütçesinde emeklileri ekonomik olarak rahatlatacak iyileştirmeyi yapmadığı gibi, 2012 yılı maaş zamlarını Ocak ayında vermesi gerekirken Haziran ayının sonunda vermiştir.

Tüm uğraşılarımıza rağmen emekliye promosyon verilmemektedir. Milletvekillerimiz bile promosyon alıyor, emeklilere promosyon yok.

Çalışanlara aylık maaşının % 60’ı yıllık promosyon olarak veriliyorsa, emeklilere de en az  aylık maaşlarının % 50’si yıllık promosyon olarak verilmelidir.

Bankalar promosyonları vergilerinden düşecekler. Onlar için değişen fazla bir şey yok.

SGK’nun milyarlarca prim bedeli  bankalarda yatıyor. Bu paranın  karşılığı olan promosyon  emeklilere de verilmelidir.

Olmazsa maaşlarımızı P.T.T’ den alalım.

Emekli maaşlarını, kadınlarda en az 20, erkeklerde 25 sene verdiğimiz hizmet ve ödediğimiz primlerin karşılığı olarak veriyorsunuz. Çalışanlara toplu sözleşme hakları var da emeklilere niye yok? Maaşımız az, artırın, emeklileri sefalet ücretinden kurtarın diyemeyecek miyiz? Emeklilere taban aylığı getirin, intibak yasamızı çıkartın diyemeyecek miyiz? Tedavi masraflarımızın, ilâç masraflarımızın bedelini devlet ödesin, bizlere yaşlı evleri, lokalleri açın diyemeyecek miyiz?

Türk emeklileri olarak; içinde bulunduğumuz olumsuz ekonomik ve sosyal şartlara karşı, yaşanabilir bir hayat yolunda, yasal mücadelemiz devam edecektir.

Sendikamızın kuruluşunun on üçüncü yılında onur kırıcı sadaka değil,  örgütlü mücadele için yasal haklarımızın tanınmasını talep ediyoruz. 19.10.2012

Osman ÖZDEMİR

Genel Başkan