EMEKLİLERİN SENDİKAL HAKLARINI KULLANABİLMELERİ İÇİN ANAYASA’DA DEĞİŞİKLİK YAPILARAK, EMEKLİLER SENDİKA KANUNU ÇIKARILMALIDIR.

EMEKLİLER, Uluslar arası sözleşmelerden özellikle; Uluslar arası Çalışma Örgütü (İLO) 87, 98  ve 151 sayılı sözleşmeleri, Birleşmiş Milletler Teşkilâtının İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (İHEB), Sendika hakkını “HERKESE” tanıyan Kişisel ve Siyasi Haklar Uluslar arası Sözleşmesi, Avrupa Konseyi Sözleşmelerinden Avrupa Sosyal Şartında Avrupa Birliği Hukukundan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa Birliği Temel Haklar şartından (THŞ) dolayı SENDİKAL haklara sahiptir.

1982 Anayasamızın 90.maddesine göre; usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar KANUN hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Milletlerarası andlaşmalarla, kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek UYUŞMAZLIKLARDA Milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.

Anayasa’nın 90. maddesinin bu hükmü ve yukarıda sayılan Milletlerarası antlaşmalar gereği EMEKLİLERİN Sendikal Hakları vardır. Anayasamızın 51, 53 ve 54. maddelerinde bu konuda değişikliği gerçekleştirmeyen ve Emekliler Sendika Yasa Tasarısı hazırlayarak T.B.M.M ne getirmeyen SİYASİ İKTİDAR bu konuda görevini yapmayarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin “Emekliler Sendika Kuramaz kararını almasına sebep olmuştur.

Emeklilerin sendikal hakları için; Anayasamızın 51, 53 ve 54 maddelerinde gerekli değişiklikler yapılarak ve Emekliler Sendika Kanunu hazırlanarak T.B.M.M ne sunularak, Türk Emeklilerinin SENDİKAL HAKLARINI kullanmaları sağlanmalıdır.

EMEKLİLER, EKONOMİK SOSYAL KONSEYDE (ESK) TEMSİL EDİLMELİDİR.

Türkiye’de yaşayan 70 Milyonun, 8 milyonu EMEKLİDİR, aileleri ile birlikte 25 Milyonu bulmaktadır. Yani her on kişiden biri EMEKLİDİR. Her ailede en az bir EMEKLİ bulunmaktadır. Bu kadar geniş bir KİTLENİN, Türkiye’nin önemli konularının görüşüldüğü EKONOMİK SOSYAL KONSEYDE (ESK) temsil edilmemesi büyük bir eksikliktir. Yapılacak bir düzenleme ile EMEKLİ TEMSİLCİLERİ Ekonomik Sosyal Konseye dahil edilmelidir.

EMEKLİLERİN GELİR ve AYLIKLARININ ARTIRILMASI;

Emeklilere bağlanan GELİR ve AYLIKLAR her yılın OCAK ve TEMMUZ ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere, bir önceki ALTI AYLIK döneme göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından açıklanan “Kentsel Yerler Tüketici Fiyat İndeksi” değişim oranına göre artırılmaktadır.

Bu artışın gerçek enflasyonu karşılamayacağını bilerek, Emeklilere de SENDİKA KURMA hakkının verilmesini, yıllık zam artışları ile diğer EKONOMİK ve SOSYAL HAKLARIMIZIN Hükümetlerle yapılacak TOPLU SÖZLEŞMELERLE düzenlenmesini istiyoruz. Sadaka bile olmayan ARTIŞLARLA Emeklilerin siyasilerin insafına bırakılmayacağını düşünüyoruz.

Uluslar arası sözleşmeler gereği İLO’ nun 87, 98 ve 151 sayılı Sözleşmeleri ile EMEKLİLER Sendika ve Toplu Sözleşme HAKLARI vardır. Anayasamızın 90. maddesine göre Uluslar arası Sözleşmeler ANAYASA hükmünde olduğundan Siyasi İktidardan bir an önce ANAYASA ve YASA değişikliğini gerçekleştirerek Emeklilerin SENDİKA kurması için YASAL engel ortadan kaldırılmalıdır.

EMEKLİLER İÇİN TEMEL ÜCRET UYGULAMASI GETİRİLMELİDİR.

Emeklilerin kendileri ve ailelerinin insanca yaşamasına yetecek bir ücrete kavuşturulması ve maaşlarının belli bir seviyenin altına inmemesi için TEMEL ÜCRET uygulamasına geçilmelidir.

%70’i AÇLIK SINIRININ altındaki Emeklilerin Gelir ve Maaşları için TEMEL ÜCRET öncelikle AÇLIK SINIRININ, daha sonra da YOKSULLUK SINIRININ üzerine çıkarılarak, diğerleri bu TEMEL ÜCRETİN üzerinde KADEMELİ olarak artırılmalıdır.

EMEKLİ İNTİBAK YASALARI ÇIKARTILARAK, EMEKLİ AYLIKLARINDAKİ UÇURUM DÜZELTİLMELİDİR.

Eski ve yeni emekliler ile Emekli Kurumları arasındaki farklı uygulamalar sonunda; Emekli aylıklarında eski emekliler aleyhine oluşan büyük fark, çıkarılacak İNTİBAK KANUNLARI ile düzeltilmelidir.

EMEKLİ AYLIK ARTIŞLARINDA REFAH PAYI DA HESABA KATILMALIDIR.

Türkiye’de kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla (G.S.M.H) yıllara göre belirgin bir artış göstermesine rağmen, EMEKLİLER bu artan gelirden payına düşeni almamaktadır. Emekli aylıklarının artışlarında, bu REFAH payından hisselerine düşen miktarı almaları sağlanmalıdır.

EMEKLİLERİN VERGİ YÜKÜ AZALTILMALIDIR.

Devleti yönetenlerin asli görevi, çok kazanandan sağladığı vergilerle dar gelirli vatandaşların alamadığı hizmeti sunmak ve buna uygun vergi politikaları uygulamaları yapmak iken, Türkiye’de bunun tersi işlemekte fakirden alıp zengine vererek yeni MİLYARDERLER yaratılmaktadır.

Emekliler aldıkları Emekli aylık veya gelirleri ile geçinememekte iken, bu insanlara yeni vergiler   yüklemek büyük insafsızlık olup, aynı zamanda Sosyal Devlet anlayışı ile de bağdaşmayacağından, Emekliler bazı            konularda vergiden MUAF tutulacak ve mevcut vergi yükü azaltılmalıdır.

AKP Hükümeti döneminde; bütün uyarı ve şikâyetlere râğmen gelir vergisinin alt oranı değiştirilmemiş, ancak geliri çok yüksek olanlardan alınan verginin oranı %40’ tan %35’ e indirilerek yıllık geliri 40.000.- YTL üzerinde olanların ödemekte olduğu vergiler 5 puan azaltılmıştır. Orta gelirlinin %25 olan vergi yükü 2 puan artırılarak %27’ye çıkarılmıştır.

EMEKLİ İKRAMİYELERİ İLE ÇALIŞANLARIN EMEKLİ OLDUKLARINDA BİR EV SAHİBİ OLMALARI. EVİ OLMAYAN EMEKLİLER İÇİNDE TOKİ TARAFINDAN KİRA ÖDER GİBİ EV SAHİBİ OLMALARI SAĞLANMALIDIR.

Devletin konut politikası gereği olarak, TOKİ eliyle yapılmakta olan konutlar SOSYAL KONUT niteliğine getirilerek çalışanlar emekli ikramiyeleri ile emekli olduklarında, evi olamayan emeklilerde KİRA öder gibi EV sahibi olmaları sağlanmalıdır.

EMEKLİLERİN, KENDİLERİNİ İLGİLENDİREN KONULARDA SENDİKA VE DERNEKLER VASITASIYLA YÖNETİME KATILMALARI SAĞLANMALIDIR.

Emeklilerle ilgili tüm Kamu - Özel Kurum ve Kuruluşlarda, Emeklilerin Sendikaları veya Dernekleri vasıtası ile temsil edilmesi sağlanarak bu konuda bilgilendirme yapılarak, HAK kayıplarının önüne geçilmesi ve yeni EKONOMİK ve SOSYAL hakların elde edilmesinin önü açılmalıdır.

İŞÇİ EMEKLİLERİNİN TÜFE ve 2006 YILI ENFLASYON FARKLARI YENİDEN HESAPLANARAK, KAYIPLAR TELAFİ EDİLMELİDİR.

1999 yılında çıkartılan 4447 sayılı kanunla başlayan YASAMA, YÜRÜTME ve YARGI üçgeninde 5 yıldır devam eden İşçi Emeklilerinin TÜFE SORUNU çözülmelidir.

4447 Sayılı Kanunun Geçici 4.maddesine göre; TÜİK tarafından tespit edilen Enflasyon farkı, Memur aylıklarında yapılan ortalama artışın altında kalması halinde aradaki FARK kadar artırmaya BAKANLAR KURULU yetkilidir.

Sosyal Sigortalar Kurumu Tahsisler Daire Başkanlığı 2007-8 sayılı GENELGEDE 2006 yılı enflasyon farkı %3,58 iken, %1,33 belirleyerek %2,25 HAK KAYBI oluşmuştur.

Memur emeklisi : %9.43 -  BAĞ-KUR, S.S.K Emeklisi: %7,18=%2,25

İşçi emeklilerinin bu kaybı karşılanmalıdır.

SOSYAL GÜVENLİKLE İLGİLİ YASALARDA TARAFLARLA-EMEKLİLERLE MUTABAKAT SAĞLANARAK GEREKLİ DÜZENLEMELER YAPILMALIDIR.

5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda yapılacak değişikliklerle: Bu kurum; Sosyal Devleti amaçlayan, denetime açık, demokratik ve ÖZERK bir kurum haline getirilmelidir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun özellikle emeklileri ilgilendiren 30, 55, 67 ve 68. maddeler Emekliler lehine değiştirilmelidir.

30. Madde ki: Emeklilerin bir işyerinde çalışması veya işyeri açması neticesinde, Emekli Aylığının ödenmemesi ve BAĞ-KUR emeklilerine getirilen Sosyal Destekleme Priminin %10 dan %33,5 çıkarılması Emeklilerin vergiden MUAF tutulması veya çok az bir vergi ödemeleri sağlanmalıdır.

55. Madde ki: Emekli aylıklarının OCAK ve TEMMUZ aylarında TÜFE’ ye bağlı olarak artırılması değiştirilerek Emekli Sendikaları ile Hükümet arasında yapılacak Toplu Sözleşmeler ile tespit edilmelidir.

68. Madde ki: Ayakta tedavide muayene, ilâç ile ortez, protez ve iyileştirme araç, gereçlerinde KATILIM PAYI alınması, Emeklilerden ne ad altında olursa olsun KATKI payı alınmayacaktır, şeklinde yeniden düzenlenmelidir.

Bu üç maddenin de, Anayasa Mahkemesince İPTAL edilmiş olmasına rağmen AB, IMF ve Dünya Bankası güdümündeki AKP hükümeti yeni düzenlemede bunları aynen veya az bir değişiklikle yine yasallaştıracağı SİNYALLERİNİ vermiş, 5510 sayılı kanunun yürürlülük tarihini 01.07.2007 tarihine ertelemiş, bu tarih yaklaştıkça da yapılacak GENEL SEÇİMLERDE Emeklilerin tepkisini göze alamayarak yasanın 01.01.2008 erteleneceği konusunda açıklamalar yapılmaktadır.

67. Madde ki: 18 yaşından büyük öğrenim görmeyen çocukların SAĞLIK SİGORTASINDAN faydalanmaması ise Anayasa Mahkemesi tarafından İPTAL edilmemişse de, Sosyal Hukuk Devletine ve Türk örf ve adetlerine aykırı olduğundan kanundan çıkartılmalıdır.

EMEKLİLERİN MAAŞLARI: BANKA KUYRUKLARINDA DEĞİL, BANKAMATİKLERLE VEYA İKAMETLERİNDE BİZZAT KENDİLERİNE ÖDENMELİDİR.

Emeklilerin maaşlarını banka kuyruklarında, sıra bekleyerek alması ve bu esnada bazı emeklilerin hayatlarını kaybetmesi, Türkiye’yi yönetenlerin büyük bir AYIBIDIR. Bu ayıpı ortadan kaldırılarak, Emeklilerin kapkaçcıların veya dolandırıcıların eline düşmeleri önlenmelidir.

Emeklilerin isteğine göre BANKAMATİKCE veya çok hasta ve yaşlı emeklilere İKAMETLERİNDE bizzat ödeme yapılmalıdır.

           

Banka promosyonlarından emeklilerde haklarını almalıdır.

 

 

EMEKLİLERİN KONUT EDİNDİRME YARDIMI (KEY) HESAPLARINDA BİRİKEN PARALARI HAK SAHİPLERİNE EN KISA ZAMANDA ÖDENMELİDİR.

Konut Edindirme Yardımı 6 Milyon kişiyi ilgilendirmektedir. 01. Ocak. 1987-31. Aralık. 1995 tarihleri arasında KESİNTİ yapılmış, 01.01.1996 yılında durdurulmuş, 1999 yılında TASFİYESİNE karar verilmiştir.

1.5 Milyon Hak sahibinin ismi biliniyor 4,5 milyon hak sahibinin ismi bilinmiyor.

1999 yılında: 395.735.255.-YTL KEY hesaplarında bulunduğu tahmin ediliyor. KEY hesabından alacaklı olan bir emeklinin eline ortalama 700.- YTL geçecektir.

Hükümet sözcülerinin ifadelerinden: bu ödemelerin 2008 yılına kaldığı anlaşılmaktadır.

Emekliler YAŞLI insanlardır, beklemeye tahammülleri yoktur, ölmeden bu parayı almalıdırlar.

KAYIT DIŞI EKONOMİ KAYIT İÇİNE ALINARAK, SOSYAL GÜVENLİK GELİRLERİ ARTIRILARAK, EMEKLİLERİN HAYAT STANDARTLARI YÜKSELTİLMELİDİR.

Kayıt dışı ekonomi ile çalışanların temel hakları olan SOSYAL GÜVENLİK ve SENDİKAL haklarının kullanılması engellenmekte. Büyük GELİR kaybına sebep olmakta DÜŞÜK ÜCRETLE ve SİGORTASIZ çalıştırma yaygınlaşmaktadır.

Toplumda: Kayıt dışına karşı bir KÜLTÜRÜN oluşturulması ve kayıt dışının YASAL engellerle önlenmesi gerekir.

Sosyal güvenlik gelirlerinin artması ile de emeklilerin hayat standartları da yükselecektir.

SAĞLIK SİGORTASINDAN FAYDALANIRKEN, MUAYENE, TEDAVİ ve İLAÇLARDAN KATKI PAYI ALTINDA BİR PARA ALINMAMALIDIR.

Sağlık kuruluşlarında ne ad altında olursa olsun EMEKLİLERDEN ek ödeme talep edilmemelidir.

Emekliler, belli bir yaşa ulaşmış ve sağlık problemlerinin olduğu bir kitledir. Emeklilerin aldıkları Emekli aylıkları ile geçinmeleri mümkün değilken, alınacak her ilâve gider onları daha çok perişan edecek. Ölmeden mezara girmelerine sebep olacaktır.

Emeklilerin hastane kuyruklarında beklemeleri önlenmeli, özel hastanelerden Fark ödemeden faydalanmaları sağlanmalıdır.

BÜTÜN KURUM ve KURULUŞLARDA EMEKLİ İLE YAŞLILARA SAYGI GÖSTERİLMELİ VE ÖNCELİK VERİLMELİDİR.

EMEKLİLER İÇİN; EMEKLİ EVİ, EMEKLİ YURDU ve EMEKLİ TATİL SİTELERİ YAPTIRILARAK, EMEKLİLERİN BURALARDAN CAZİP FİYATLARLA FAYDALANMALARI SAĞLANMALIDIR.

Yücel COŞKUN Osman ÖZDEMİR  
Birleşik Emekliler Derneği Genel Başkanı Türk Emekli-Sen Genel Başkanı