TBMM’NİN AÇILIŞININ 101. YILI KUTLU OLSUN

Genel Başkanımız Önder Kahveci, TBMM'nin kuruluşunun 101. yılı nedeniyle yayınladığı mesajda ülkemizin kuruluşundaki inanmışlığa dikkat çekerek milli egemenliğe vurgu yaptı.

"Milletimizin en değerli varlığı geleceğimiz çocuklarımız; barışın, sevginin, umudun ve kardeşliğin temsilcileri, aydınlık yarınlarımızın güvencesidirler" diyerek çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını da kutlayan Genel Başkan Önder Kahveci şunları ifade etti:

 

"Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 101. yıldönümünü gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Kahraman ecdadımızın “ Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” diyerek hiçbir engel tanımadan, milli egemenliğe giden yolda yaktıkları meşalenin ateşi 101. yılında hala aynı gücüyle yanmaya devam ediyor.

 

23 Nisan, demokratik Cumhuriyet'e sahip olmak, Türk milletinin bağımsız ve özgür yaşamak, uygar dünyayla bütünleşmek yolundaki kararlılığını ortaya koyduğu bir millî mutabakattır.  Ankara’da Meclis’in açılması, kurtuluş hareketinin tüm Anadolu coğrafyasına yayılmasında ve tam bağımsız yeni Türk Devleti’nin kurulması sürecinin en önemli basamağıdır.

 

Atatürk, “Milli Egemenlik öyle bir nurdur ki onun karşısında zincirler erir taç ve tahtlar yanar yok olur.  Milletlerin esareti üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmağa mahkûmdurlar.” sözüyle, ulusal egemenlik ilkesinin önemini ortaya koymuştur. 

 

Cumhuriyet, milli egemenlik ilkesinin hayat bulduğu, vatandaşlarımızın bağımsız iradeleriyle yönetime katıldığı, üstün nitelikli bir yönetim biçimidir. Bu nedenle Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutladığımız 23 Nisan’ın taşıdığı değer ve anlamlara sahip çıkmak, Meclisimizi ve Cumhuriyetimizi kuranların hedeflerini yaşama geçirmek için var gücümüzle çalışmak ülkemizi bölmek isteyenlere verilecek en anlamlı cevap olacaktır.  

 

Milletimizin en değerli varlığı geleceğimiz çocuklarımız; barışın, sevginin, umudun ve kardeşliğin temsilcileri, aydınlık yarınlarımızın güvencesidirler. Bu noktada çocuklarımızın kaliteli yaşam imkânlarına kavuşturulmaları, çağın gerektirdiği nitelikte bir eğitim almaları için her türlü fedakârlığı yapmak zorundayız. Geleceğimiz olan çocuklarımıza yapacağımız yatırım toplum olarak hem bizlerin hem de Cumhuriyetimizin geleceği için son derece önemlidir.

 

Bu gerçeği çok iyi bilen Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı günü bayram olarak çocuklara armağan ederek geleceğimizin mimarı çocuklarımıza verdiği değeri göstermiştir. 

 

Sevgili çocuklarımızın; Türk milletinin mensubu olmanın verdiği gurur ve güvenle, sayısız şehidimizin canları pahasına kurduğu Devletimizin ve Cumhuriyet'in korunması ve yaşatılması, ülkemizin her alanda layık olduğu medeniyet seviyesine ulaşması çabalarına öncülük edeceğine olan inancım sonsuzdur. Çocuklarımızın, çağın tüm ürünlerinden yararlanarak en iyi biçimde yetişmesi amacıyla gösterilen çabalar, aydınlık yarınlar olarak milletimize dönecektir. 

 

Esareti kabullenmeyen, özgürlüğü ve bağımsızlığı hayatının temel dinamiği olarak kabul eden Türk milletinin geleceği çocuklarımız; yarının gençleri ve büyükleri olarak, binlerce yıllık kadim kültürümüzden alacağınız güç, milletimizin güveni ve büyüklerimizin desteği ile her zaman başarılı olacağınıza yürekten inanıyoruz. Sizleri çok seviyor ve sizlere güveniyoruz. 

 

Küresel salgın nedeniyle geçen yıl olduğu gibi bu yıl da evlerimizde kalmak zorunda olduğumuz bugünlerde, özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın kıymetini bir kere daha anladık, ecdadımızın mücadelesinin kutsiyetini bir kere daha idrak ettik.    Sabrımız, azmimiz ve ferasetimizle bu zorlukları da hep birlikte aşacak, çok yakın bir zaman içinde vatanımızın dört bir yanında yeniden özgürlüğümüzü doya doya yaşayacak, güzel günlere kavuşacağız. Zorlu günlerden geçerken, çocuklarımızın varlığı bizim en büyük tesellimizdir ve umudumuzdur.

 

Bir kez daha 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyor, tüm çocuklarımıza ve milletimize sağlık ve esenlikler diliyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İstiklal mücadelemizin bütün kahramanları olmak üzere, gelmiş geçmiş bütün şehit ve gazilerimizi sonsuz rahmet ve minnetle anıyorum.

 

Ne mutlu Türk’üm diyene!"